|
1951'de İÜFF'ye genel fizik
asistanı olarak giren Gürsey, 1957'de ABD'ye giderek Brookhaven Ulusal
Laboratuvarı'nda ve 1958-60 arasında
Princeton Universite
si'nde araştırmalar
yaptı.1960-61 yıllarında konuk yardımcı profesör
olarak
Columbia Universite' sinde dersler verdi. Ve daha sonra Türkiye'ye
dönerek 1961'de
Orta Doğu Teknik Universitesi'nin(O.D.T.Ü) Teorik Fizik
Bölümü' nde Profesör oldu. 1963'te yeniden ABD'ye giden Gürsey 1963-67
arasında Yüksek Araştırma Enstütüsü'nde ve
Yale Universite'sinde konuk
profesör olarak dersler verdi. 1974'te O.D.T.Ü'den ayrılarak Yale
Universitesi'ne geçti. Ve 1977'de Josiah Willard Gibbs adına kurulan
kürsünün profesörlüğüne atandı.
Feza Gürsey kuramsal fizik alnındaki
çalışmalarını atom çekirdeğini oluşturan parçacıklar arasındaki temel
etkileşmelerin ve bu parçacıkların iç yapısının incelenmesi üzerinde
yoğunlaştırdı. Temel parçacıkların spinlerini inceledi. 1960'ta SU(2) X
SU(2) bakışım grubunun lineer olmayan gösterimlerini geliştirdi. 1964'te
Italyan fizikçi Radicati ile birlikte çalışarak, çekirdek kuvetlerinin, spin
ve izospinin yanısıra Gell-Mann ve Neeman'ın önerdiği SU(3) grubunda etkin
olan acayiplik'ten de bağımsız olduğunu ifade eden SU(6) bakışım grubunu
ortaya attı. 1974-76 arasında M.Günaydın ile birlikte yaptığı çalışmalarda o
güne değin fizikte bulunmayacağı sanılan ayrıcalıklı grupların
belirleyebileceği bakışımları araştıran Gürsey, kromodinamik ve
elektromagnetik etkileşme yapan renkli kuvarklar ile zayıf(süresi 10
saniyeden uzun) ve elektromagnetik etkileşme yapan elektron, müon ve
notrinolar gibi leptonları biraraya toplayan bileşik bir E6 grubunun
içerdiği oktonyon cebrinin renk dinamiğiyle ilgisi olduğunu gösterdi.
1976'da da bu grubun bir bileşik grup olabileceğini önerdi. Gürsey'in bu
çalışmaları 1968'de
TUBİTAK Bilim Ödülü, 1977'de Oppenheimer Ödülü,1979'da
Einstein Madalya'sı, 1981'de New York Akademisi'nin Morrison Ödülü, aynı yıl
İstanbul Universitesi'nin madalyası ve onur doktorluğu unvanını ve 1987'de
Grup kuramı vakfının Wigner madalyasıyla ödüllendirilmiştir.
1992
yılına kadar kaldığı Yale'de işgal ettiği kürsüyü ise Gibbs, Onsager ve Lamb
gibi Nobel Ödüllü kişilerle paylaşıyordu. Ancak Gürsey, yine de sık
aralıklarla Türkiye'ye dönüyor ve buradaki bilimsel aktivitelerinden
vazgeçmemekte direniyordu.
"Türkiye'ye gelişlerinde çeşitli üniversitelerde seminerler veriyordu.
Nisan'da vefat etti; ondan önceki Aralık'ta Türkiye'deydi. ODTÜ'de,
Bilkent'te, Edirne'de seminerler verdi. Yani o kötü hastalığına rağmen,
ölmeden dört ay önce buralarda gezdi. Öleceğini biliyordu. Bunun için de
kafasındaki bütün problemleri tamamlamak ihtiyacı içerisindeydi. Bir ara
konuşurken 'bu yıl on tane yayın yapabildim,' dedi. Bu Feza'nın tavrı
değildi. Ortalama yılda dört-beş yayın yapardı; problemlerini, biten
yayınlarını senelere dağıtırdı," diye anlatıyor Prof Gürses.
|