|
Aile Sandemancılar adlı küçük
bir hıristiyan tarikatının üyesiydi. Faraday yaşamı boyunca bu inançtan güç
almış, doğayı algılama ve yorumlamada bu inancın
etkisi altında kalmıştır.
Faraday çok yetersiz bir eğitim
gördü. Bütün eğitimi kilisenin pazar okulu'nda öğrendiği okuma yazma ve biraz
hesaptan ibaretti. Küçük yaşta gazete dağıtıcısı olarak çalışmaya başladı.
14 yaşında çiftci çıragı oldu. Ciltlenmek üzere getirilen kitapları okuyarak
bilgisini genişletmeye başladı. Encyclopedia Brtanica'nın üçüncü
baskısındaki elektrik maddesinden özellikle etkilendi. Eski şişeler ve hurda
parçalardan yaptığı basit bir elektrostatik üreteçten yararlanarak deneyler
yapmaya başladı. Gene kendi yaptığı zayıf bir Volta pilini kullanarak
elektrokimya deneyleri gerçekleştrdi.
Londra'daki Kraliyet Enstütüsü'nde Sir
Humphrey Davy tarafından verilen kimya konferansları için bir bilet elde
etmesi Faraday'ın yaşamında dönüm noktası oldu. Konferanslarda tutduğu
notları ciltleyerek iş isteyen bir mektupla birlikte Davy'ye gönderdi. Bir
süre sonra laboratuvara yardımcı olarak giren Faraday, kimyayı çağının en
büyük deneysel kimyacılarından biri olan Davy'nin yanında öğrenmek fırsatını
elde etmiş oldu. 1820'de Faraday, Davy'nin yanından yardımcılık görevinden
ayrıldı.
Hans Christian Orsted, 1820'de bir telden
geçen elektrik akımının tel çevresinde bir magnetik alan oluşturduğunu
bulmuştu. Fransız fizikci Andre Marie Ampere tel çevresinde oluşan magnetik
kuvvetin dairesel olduğunu gerçektede tel çevresinde bir magnetik silindir
oluştuğunu gösterdi. Ve bu buluşun önemini ilk kavrayan Faraday oldu.
Soyutlanmış bir magnetik kutup elde edilebilir ve akım taşıyan bir telin
yakınına konursa telin çevresinde sürekli olarak bir dönme hareketi yapması
gerekecekti. Faraday üstün yeteneği ve deneysel çalışmadaki ustalığıyla bu
görüşü doğrulayan bir aygıt yapmayı başardı. Elektrik enerjisini mekanik
enerjiye dönüştüren bu aygıt ilk elektrik motoru idi.
Faraday bu deneyleri gerçekleştrip
sonuçlarını bilim dünyasına sunarken elektriğin farklı biçimlerde ortaya
çıkan türlerinin niteliği konusunda kuşkular belirdi. Elektrikli yılan
balığının ve öteki elektrikli balıkların saldığı, bir elektrostatik üretecin
verdiği bir pilden yada elektromagnetik üreteçten elde edilen elektrik
akışkanları birbirinin aynı mıydı? Yoksa bunlar farklı yasalara uyan farklı
akışkanlar mıydı? Faraday araştırmalarını derinleştirince iki önemli buluş
gerçekleştirdi. Elektriksel kuvvet kimyasal molekülleri, o güne değin
sanıldığı gibi uzaktan etkileyerek ayrıştırmıyordu, moleküllerin ayrışması
iletken bir sıvı ortamdan akım geçmesiyle ortaya çıkıyordu. Bu akım bir
pilin kutuplarından gelsede, yada örneğin havaya boşalıyor olsada böyleydi.
Ikinci olarak ayrışan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik miktarına
dorudan bağımlıydı. Bu bulgular Faraday 'ı yeni bir elektrokimya kuramı
oluşturmaya yöneltti. Buna göre elektriksel kuvvet, molekülleri bir gerilme
durumuna sokuyordu.
1839'da elektriğe ilişkin yeni ve genel bir kuram
geliştirdi. Elektrik madde içinde gerilmeler olmasına yol açar. Bu
gerilmeler hızla ortadan kalkabiliyorsa gerilmenin ard arda ve periyodik bir
biçimde hızla oluşması bir dalga hareketi gibi madde içinde ilerler. Böyle
maddelere iletken adı verilir. Yalıtkanlar ise parçacıklarını yerlerinden
koparmak için çok yüksek değerde gerilmeler gerektiren maddelerdir.
Sekiz yıl boyunca aralıksız süren deneysel ve kuramsal
çalışmaların sonunda 1839'da sağlığı bozulan Faraday bunu izleyen altı yıl
boyunca yaratıcı bir etkinlik gösteremedi. Araştırmalarına ancak 1845'te
yeniden başlayabildi. 1855'ten sonra Faraday'ın zihinsel gücü azalmaya
başladı.Ara sıra deneysel çalışmalar yaptığı oluyordu. Kraliçe Victoria
bilime büyük katkılarını göz önüne alarak Faraday'a Hampton Court'ta bir ev
bağışladı.
|